One Tonne Life


“One Tonne Life” projesinde heyecan verici sonuç

Stockholm yakınlarındaki Hasselby’de hayata geçirilen “One Tonne Life” projesi, iklime duyarlı bir yaşam tarzı benimsenin aynı zamanda kişilerin bütçelerine de fayda sağladığını ortaya koydu.

Lindell ailesi, altı ay boyunca akıllı çevre çözümlerini barındıran bir yaşam tarzı benimseyerek, yalnızca karbondioksit emisyonlarını yaklaşık yüzde 80 azaltmakla kalmadı, aynı zamanda ‘eski’ yaşamlarına kıyasla aylık masraflarını da neredeyse 750 TL aşağı çekti.

“One Tonne Life”, A-hus, Vattenfall ve Volvo Car Corporation’ın yanlarına uzman ortakları ICA ve Siemens’i de alarak iklim değişikliklerine duyarlı bir ev yaşantısı için gerekli bazı ön şartları oluşturdukları bir projedir.
Baba Nils, anne Alicja ve çocukları Hannah ile Jonathan’dan oluşan Lindell ailesi, altı ay boyunca 1970’lerden kalma aile evlerini bırakarak, A-hus tarafından yeni inşa edilmiş çevreye duyarlı ahşap bir villaya taşındı ve yaklaşık 10 yaşındaki otomobillerini bataryayla çalışan Volvo C30 Electric’le değiştirdi. Vattenfall, eve yenilenebilir enerji, yenilikli enerji teknolojileri ve enerji koçluğu hizmeti sağladı. ICA ve Siemens de projenin yiyecek ve ev aletleri alanlarındaki uzman partnerleri oldular.

Lindell ailesi, son dönemlerdeki etkileyici atakları sonucunda projeyi 1.5 tonda tamamladı. Bu da ailenin, projeye başladıkları ocak ayına kıyasla emisyon miktarlarını yaklaşık yüzde 80 azalttıkları anlamına geliyor.
Bununla birlikte aile, aylık toplam masraflarını da yüzde 7’in üzerinde aşağı çekerek 9650 TL’den 8900 TL’ye düşürdü. “One Tonne Life” projesi sayesinde Lindell’lerin cebine her ay yaklaşık 750 TL kalmış oldu.
Bu örnek, yalnızca kişilerin mevcut bilgi birikimi ve teknolojiler sayesinde İsveç hükümetinin karbon emisyonlarını 2020 yılına kadar yüzde 40 azaltma hedefini yerine getirebileceklerini göstermekle kalmayıp, aynı zamanda mali açıdan da kârlı bir yaşam tarzı olduğunu ortaya koydu.
Daha düşük yaşam harcamaları ve ulaşım maliyeti

Özel olarak tasarlanan ve yeni inşa edilen “One Tonne Life” villası, Stockholm bölgesindeki ortalama bir eve kıyasla yaklaşık 250 bin TL daha yüksek bir fiyata sahip olsa da aradaki fark, A-hus’ın enerji verimliliğine sahip bu evin enerji maliyetlerinde yaratacağı tasarrufla fazlasıyla telafi edilebiliyor. Dahası içinde yer alan güneş hücreleri aracılığıyla bu ev kendi elektriğini kendisi üretiyor. Tüm bunlar bir araya geldiğinde elektrik de dâhil olmak üzere toplam masraflar ayda yaklaşık 500 TL düşüyor.

Ailenin kullandığı Volvo C30 Electric’in batarya maliyetleri ile ilgili kira sözleşmesi ailenin ulaşım masraflarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Diğer yandan otomobilin kullanımından kaynaklanan maliyetler ise çok düşük. Örneğin her 100 kilometre için enerji maliyeti yalnızca 5 TL.

Ailenin kullandığı C30 Electric’in fiyatı, standart modellerin yaklaşık 25 bin TL (İsveç’te) üzerinde. Elektrikli otomobiller, piyasada yaygınlaşana kadar bu fiyat da teknoloji ve batarya maliyetleri ile paralellik gösteriyor.

Aile, “One Tonne Life” projesi boyunca, gıdalardan kaynaklanan çevre etkisini kademeli olarak azaltmış olsa da yiyecek masrafları proje öncesine kıyasla aşağı yukarı aynı seviyelerde kaldı. Ailenin aldığı ve yediği yiyecekler hem çeşitlendi hem de daha sağlıklıydı. Dahası, yedikleri içerisinde ekolojik olarak yetiştirilmiş gıdaların payı da arttı.

Nils Lindell, “Çevreye uyumlu yaşantımız, bazen beklediğimiz gibi bazen de sürpriz bir şekilde bir dizi unsurun etkisiyle daha ucuz bir hale geldi. Örneğin, en son teknolojiye sahip olan Siemens marka buzdolabımızın yalnızca daha az enerji kullanmadığını, aynı zamanda yiyeceklerin daha uzun süre taze kalarak israfı da önlediğini gördük. Yalnızca bu bile ayda 100 TL’den fazla tasarruf demek” dedi.

Teşvikler öncü teknolojileri hızlandırıyor

ICA-banken tarafından gerçekleştirilen ekonomik analizler, “One Tonne Life” villasıyla aynı boyutlarda inşa edilen yeni bir evde, içinde bugün kullanılan enerji standartlarına sahip “normal” aletlerin bulunması halinde ailenin masrafının nasıl olacağını da ortaya koydu. Bu senaryoya göre, ailenin, şirketin en düşük karbondioksit emisyonuna sahip modeli olan dizel yakıtlı Volvo C30 DRIVe’ı kullandığı varsayıldı.

Her iki hesaplamada da hem yaşam hem de ulaşım masraflarının “One Tonne Life”dakinden daha düşük olduğu görüldü. Bu sonuç, evlere ve otomobillere uygulanan öncü teknolojilerinin halen çok yüksek fiyatlarla satıldığını ve bunun da rekabet gücünü etkilediğini gösteriyor. Bu sorunun üstesinden hızlı bir şekilde gelinmesi CO2 emisyonunun düşüş hızını da artıracak.

Etkili olduğu ispatlanan yöntemlerden birisi de tanıtım döneminde teknolojiyi bireyler için daha ekonomik hale getirecek olan devlet teşvikleri uygulaması. Talepteki artışla birlikte üretim hacminin de yükselmesi ve piyasada daha fazla tedarikçinin rekabet içine girmesi yeni teknolojinin de maliyetlerini aşağı çekecek.

http://www.otomobilgazetesi.com

1 Ağustos, 2011 tarihinde Araba, Automobile, Çevre, environment, Elektrik, Electric, Enerji, Energy, Verimlilik Saving içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: