Enerji kimlik belgesi Temmuz 2010’da verilebilir


EVD Enerji Şirketi Yönetimi Genel Müdürü Ergin Kaya, enerji kimlik belgelerinin hazırlanabilmesi için gerekli bilgisayar programının yapıldığını ve testlerinin devam ettiğini belirterek, enerji kimlik belgelerinin 1 Temmuz 2010 itibariyle verilmeye başlanabileceğini bildirdi.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı adına, enerji kimlik belgesi için “Binalarda Enerji Performansı Ulusal Hesaplama Yöntemi ve ilgili bilgisayar programının oluşturulması işini yürüten EVD Enerji Yönetimi şirketinin Genel Müdürü Ergin Kaya, enerji Kimlik Belgesi ile ilgili şu ana kadar yapılan çalışmalar ve bundan sonra Türkiye’de uygulanacak süreç hakkında bilgi vererek, enerji kimlik belgesi için kullanılacak bilgisayar programının tamamlandığını, ancak testlerinin devam ettiğini bildirdi.

Bilgisayar programının oluşturulması işini bakanlıktan bir ihale sonucunda ve 585 bin liraya aldıklarını dile getiren Kaya, programın şubat ayında ilgili bakanlığın veri tabanına ekleneceğini ve 1 Temmuz 2010 itibariyle enerji kimlik belgelerinin verilmeye başlanabileceğini öngördüklerini ifade etti.

Kaya, bu zamana kadar kimlik belgesini verecek insanların yetiştirilmesi ve web tabanının ilgili kuruluşlara yayılması gibi işlerin gerçekleşmesi gerektiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Enerji kimlik belgesi uzmanları, Bakanlık tarafından eğitim almış yetkili enerji verimlilik danışmanlık firmaları, meslek odaları ve üniversiteler tarafından yetiştirilecek ve merkezi sınavda başarılı olmaları durumunda sertifikalarını alabilecekler. Binaların enerji kimlik belgesi alabilmesi için, enerji performanslarının belirlenmesi gerekir. Bir binanın enerji performansının belirlenmesi, binanın metrekare başına düşen yıllık enerji tüketiminin ve bu değere göre karbondioksit salımının hesaplanması, enerji tüketim ve karbondioksit salım miktarlarının referans bir binanınki ile kıyaslanması, kıyaslama sonucuna göre binanın A-G arası bir enerji sınıfına yerleştirilmesi ile gerçekleşir. A sınıfı, enerji performansı en yüksek binayı, G sınıfı ise en düşük binayı temsil
eder. Binanın enerji tüketim ve karbondioksit salım miktarlarının belirlenmesi yani enerji kimlik belgelerini oluşturmak için bir bina enerji performansı hesaplama yöntemi gerekmektedir.”

Avrupa ülkelerinin Binalarda Enerji Performansı Direktifi uyarınca zorunlu hale gelen enerji kimlik belgelerini düzenleyebilmek için kendi ulusal hesaplama yöntemlerini geliştirdiklerini dile getiren Kaya, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin geliştirdiği Bina Enerji Performansı Hesaplama Yöntemi (BEP-HY) de ilgili AB ve TR standartları ile ASHRAE (ABD Isıtma, Soğutma, Havalandırma Mühendisleri Topluluğu) standartlarından yararlanılarak
oluşturulmuştur. Ana koordinasyonunu gerçekleştirdiğimiz ‘BEP-HY ve BEP-TR’ diye kısaca isimlendirilen ulusal çalışma, yapı fiziği, mekanik, aydınlatma ve yazılım kısımları için 20’yi aşkın yüzde 100 Türk bilim insanı ve uzmanlardan oluşan ekibin çalışmasıyla yürütülmektedir. Enerji kimlik belgesi için yapılacak çalışmalarda 10 bin kişinin istihdam edilebileceğini tahmin ediyorum. Bu belgeyi verebilecek kişilerin eğitim alması gerekiyor. Bizim önerimiz mimar ve mühendislerin enerji kimlik belgesi (EKB) Uzmanı olabilmesi. Teknikerlere de bu kapının açılmasını tavsiye edebiliriz. Belli bir formasyon ve bilgisayar programının eğitiminin alındıktan sonra onlar da enerji kimlik belgesi uzmanı olabilmeliler. İlk olarak enerji kimlik belgesi için hazırladığımız bilgisayar programı eğitimi Bakanlık çalışanlarına verilecek. Öngörülerimize göre nisan ayı içerisinde eğitici uzmanların eğitimi başlayacaktır. Daha sonra da bu eğitici uzmanlar, uzmanları yetiştirecekler.”

-“BELKİ DE BANKALAR KİMLİK BELGESİNE BAKARAK KREDİ AÇACAKLAR”-
Türkiye’nin enerjide yüzde 75 civarında dışa bağımlı bir ülke olduğunu ifade eden Kaya, enerji’nin yüzde 33’ünün konutlarda tüketildiğini, bu binalarda gerçekleştirilebilecek tasarruf oranının yüzde 40, tasarruf miktarının da yılda 6 milyar dolar civarında olabileceğini anlattı.

Kaya, Türkiye’de kayıtlı olan 5-7 milyon bina, yaklaşık 17 milyon konut olduğunun tahmin edildiğini belirterek, bunların hepsinin 2017 yılına kadar enerji kimlik belgesi almak zorunda olduğunu hatırlattı.

5 Aralık 2008 tarihli Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin, yeni ve bin metrekareden büyük mevcut binaların enerji kimlik belgesi almasını yasal olarak zorunlu kıldığını hatırlatan Kaya, bu zorunluluğun 5 Aralık 2009 itibariyle yürürlüğe girdiğini, ancak 1 Temmuz’a kadar kimseye bu belgenin sorulmayacağını, yeni yapılan binaların ruhsatlanması için belediyelerin onay vereceğini dile getirdi.

Kaya, enerji kimlik belgesinin, yeni binalarda serbest müşavir mühendislik firmasında kayıtlı, mevcut binalarda ise enerji verimlilik danışmanlık firmasında kayıtlı bulunan eğitimini almış ve sertifikalandırılmış enerji kimlik belgesi uzmanları tarafından verilebileceğini ifade ederek, ilgili Bakanlığın da denetim mekanizması kurması gerektiğini vurguladı.

Avrupa’da bir binanın enerji kimlik belgesi alma maliyetinin metrekareye 2-4 avro civarında olduğunu ancak, bu rakamın Türkiye için yüksek olduğunu düşündüklerini ifade eden Kaya, “Bana göre, enerji kimlik belgesi metrekareye 1 avro maliyet yaratacak bir pazar oluşturur” dedi.

Enerji kimlik belgesinin bir başlangıç olacağını dile getiren Kaya, belge alındıktan sonra binayı daha düşük seviyelerden daha yüksek seviyelere çıkarmak için ek bir bedelle uzmanlıkların sunulacağını bildirdi.

Kaya, enerjiye yapılan yatırımın ileriye dönük en karlı yatırımlardan biri olduğunu vurgulayarak, kimlik belgesinin verimliliğe teşvik eden en önemli araçlardan biri olduğunu ve finans sektörü için de finans ve teşvik
argümanlarının şekillendirmesi için önemli bir adım olacağını söyledi.

“Belki de bankalar kimlik belgelerine bakarak kredi açacaklar” diyen Kaya, 3 yıl içerisinde toplam enerji verimliliği pazarında 15-20 büyük, 40-50 de küçük firmanın olabileceğini ve toplam pazarın yarım milyar dolara ulaşabileceğini ifade etti.

-“ULUSAL VERİ TABANLARININ GELİŞTİRİLMESİ”-
İstanbul Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Birimi’nden Prof. Dr. Zerrin Yılmaz da BEP-HY’nin, binanın enerji tüketimine etki eden tüm parametrelerin, binaların enerji verimliliğine etkisini değerlendirmek ve enerji performans sınıfını belirlemek için geliştirildiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

“Hesaplama yöntemi, konutlar, ofisler, eğitim binaları, sağlık binaları, oteller ve alışveriş ve ticaret merkezleri gibi bina tipolojilerindeki mevcut ve yeni binaların enerji performansını değerlendirmek için kullanılır. BEP-HY, proje aşamasındaki binalar için çeşitli tasarım alternatiflerinin enerji performanslarının karşılaştırılması, mevcut ve yeni yapılacak binaların enerji performansının standartlaştırılmış seviyesinin gösterilmesi, mevcut binalarda
enerji ihtiyacının hesaplanması yolu ile enerji verimliliği tedbirlerinin uygulanması ve uygulanmaması durumlarının değerlendirilmesi, bina stoğunu temsil edecek nitelikteki tipik binaların enerji kullanımlarının hesaplanması yolu ile bölgesel, ulusal ve uluslararası ölçekte gelecekteki enerji kaynağı ihtiyacı konusunda öngörüde bulunulması, zaman içerisinde tanımlanan yapı bileşenlerinden bileşen kütüphanesi oluşturma gibi ulusal veri tabanlarının geliştirilmesi, gibi uygulamalarda kullanılabilir.”
AA

26 Nisan, 2010 tarihinde Çevre, environment, Elektrik, Electric, Verimlilik Saving içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 1 Yorum.

  1. haber için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: