Prof. Yarman’dan görecelik kuramına çürütme


Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tolga Yarman, ışıktan daha hızlı yayılabilen bir manyetik alan bulduklarını, bu keşfin Einstein’ın “ışık hızı” teorisiyle çeliştiğini söyledi.

Çalışma arkadaşlarıyla basın toplantısı düzenleyen Yarman, ortaya çıkan sonuçların ise Belarus devlet üniversitesinde yapılan deneylerle kanıtlandığını belirtti.

Yarman, son 10 yıldır, Einstein’in Görecelik Kuramı ile Modern Atom Kuramı üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, teorisine göre, duran cisimlerin hangi uzaklıkta olursa olsun, birbirleriyle etkileşebildiğini, bu olayın da ışık hızından daha hızlı gerçekleştiğini vurguladı.
Einstein’in, “Genel Görecelik Kuramı”na göre hiçbir etkileşmenin, ışık hızından daha hızlı olamayacağını belirten Yarman, kendi yaptıkları deneylerde, “bağıl manyetik alanın”, ışık hızından en az 4 kat daha hızlı yayıldığını bulduklarını anlattı. NTVmsnbc.com

Prof. Dr. Tolga Yarman ve Kuramı Hakkında Detaylar(Okan Ünv.)

Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Tolga Yarman, bir süredir, çağdaş atom kuramı ile, Einstein’ın Görecelik Kuramı’nın sonuçlarını birbirine bağlamaya çalışıyordu. Bu çerçevede, “uzay”, “zaman” ve “kütlenin” bir ve yalnızca bir biçimde yapılanması gerektiğini ortaya koydu. Prof. Yarman bu çerçevede, ancak, Einstein’ın Genel Görecelik (Yerçekimi) Kuramı’nın sonuçlarına, Büyük Usta’nın izlediği yoldan bambaşka bir yoldan (enerji korunumdan hareketle) ulaşıyordu. Farklı farklı yollardan elde edilen sonuçlar, ölçüm aletlerinin yettiği kadarıyla hemen hemen aynıydı, ama, “tam eşit” değildi. Örneğin Prof. Dr. Yarman’a göre, kara delikler yoktu. Bu ilginç durum, 1999’da Fransız NASA’sının (ONERA) dikkatini çekti. Hem Einstein’ın, hem Yarman’ın sonuçlarının geçerli sayılması, mümkün görünmüyordu. ONERA Araştırıcıları, aradaki küçük farkı ölçmek üzere, kolları sıvadılar, ama eldeki aletlerin duyarlılığı, söz konusu sapmayı seçmeye, yetmedi. ONERA, Prof. Yarman’dan, ilk elde akla gelenlerden başka deneyler, düşünmesini, istedi. Prof. Yarman sonunda, Prof. Metin Arık ve Prof. Vladislav Rozanov ile 2007’de Moskova’da gerçekleşen Physical Interpretations of Relativity Theory, Konferansı’na, aradaki farkı çarpıcı biçimde sergileyebilecek, öngörüler sundu. Yarman-Arık-Rozanov öngörüsüne göre, dönen bir tepsinin ucuna yerleştirilmiş olacak, örneğin nükleer bir saat, Einstein’ın Çağdaş Yerçekimi Anlayışı’nın ve Evren Davranışbilimi’nin temeli sayılan öngörüsünün, işaret ettiği katsayı kadar değil, bunun, yaklaşık iki katı kadar geri kalmak durumunda olmalıydı. Dahası, gerçekten eğer öyleyse, Einstein’ın, “yerçekimi etkisi” ile “ivmesel etkinin” aynı olduklarına dair, temel varsayımına ihtiyaç kalmayacaktı… Bu bir tarafa, O’nun vazettiği şekliyle, bu varsayım, enerji korunumu yasasını, ihlal ediyor olacaktı. Bu olgu son toplamda, biliniyor olsa da, enerji korunumu yasasının mı, yoksa Einstein’ın temel varsayımının mı, esas olarak, doğayla barışık olduğu, bir sorunsal olmaya devam ediyordu.

Yarman-Arık-Rozanov’a göre, Einstein salt harekete bağlı etkinin ötesinde, “tek başına” ivmenin etkisini, göz ardı etmişti. Söz konusu sav ile Belarusya Devlet Üniversitesi’nden Prof. Alexander Kholmetskii ve Arkadaşları, ilgilendiler. Bir yıldan fazla bir zaman, deney hazırlıkları sürdü. Nihayet geçtiğimiz günlerde, deneyler sonuç verdi; Einstein’ın öngörüsü deneysel gözlemlerle hiç örtüşmüyordu. İvmeli harekette, ivmenin etkisine bir tek yer değiştirme etkisi yetmiyordu; bunun yanı sıra, münhasıran ivmenin etkisi, ayrıca dikkate alınmak gerekiyordu. Bu gelişme uzantısında, neredeyse yüzyıldır, bir yanda atom dünyasına, öbür yanda gökyüzüne dönük, farklı farklı çizgilerde gelişmiş tasavvurlarımızın, nasıl olup da bir türlü bağdaştırılamadığı, önemli ölçüde açıklık kazanmış görünüyor. Başka bir deyişle, beklenecek olduğu şekliyle, esas olarak, gökyüzü atom gibi, atom ise gökyüzü gibi davranıyor. Böylelikle madde ve kainat tasavvurumuz, benzersiz biçimde bütünleşiyor, rahatlıyor.

“Prof. Dr. Yarman’ın çalışmaları uzantısında gerçekleştirilen açılım, geçen yüzyılın baştan yazılması sonucunu beraberinde getirebilecektir…” Prof. Dr. Kholmestkii, böyle diyor. Yaklaşımın bir başka ilginç tarafı şu ki, “etkileşme”, bilindiği şekliyle “enerji alışverişi” yoluyla olabileceği gibi, alışılmışın iyice tersine, “enerji alışverişi” olmadan da olabilir, görünüyor. Eğer böyleyse, Einstein’ın ilk kuramı olan, Özel Görecelik Kuramı ile herhangi bir uyum sorunu olmaksızın, özellikle yerçekimsel ve elektriksel etkileşmeler (ki kainatın temelini teşkil etmekteler), ışık hızından çok daha hızlı, hatta pratikçe sonsuz hızda olarak gerçekleşebiliyor, görünüyor. Bu olgu başlı başına bir çığır açabilecek gibi duruyor. Gerçekte anî denebilecek (bir anda gerçekleşen) etkileşme, tuhaf biçimde, Çağdaş Atom Kuramı’nın işaret edegeldiği bir olgu olmakla beraber, Özel Görecelik Kuramı ile bağdaşmıyor olarak algılanıp, Einstein’dan başlayarak, göz ardı ediliyordu. Başka bir deyimle, Prof. Yarman’la, Prof. Arık ve Prof. Khometskii’nin açtığı yol, bağdaşmıyor gibi duran iki farklı disiplini, sarmaştırmayı başarmış görünüyor.

21 Aralık, 2008 tarihinde Bilim, Science, Enerji, Energy içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: